CANRUBA MISRALAR


  


SEVDA ŞEHİRLERİ


Gün gelir
Yolu belirsiz birinin,
Herşeyden kaçıp sığındığı,
Huzurla nefes aldığı bir şehir olursun.
İçindeki çocuklar taşar sokaklara
Şen şarkılar söyleyen kuşlar
Konar sokaklarındaki pencere pervazlarına
Kıra cemre düşer,
Vahalarında umutlar yeşerir bir biri ardına.
Ürkütmemek adına masumiyeti
Savunmasız bırakırsın surlarını
Kılıç kuşanır mı insan yüreğine?
Ama gel gör ki;
Bahar sandıklarının çoğu sahtekârdır.
Yeşil yaprakların sararır, dökülür.
Mevsimler değişir, hazana dönüşür.
Gönül verdiklerin zalim kesilir başına
An masum hayâllerine ordular gönderir.
Umut ve nefretin amansız savaşında
Hicran mancınıkları mekânlarını vurur.
İçinde iyi adına ne varsa;
Kayıplarının yanısıra
Ülkesinden sürgün bir mülteci gibi
Uzak bir coğrafyaya göç eder.
Yıkılır bütün sağlam sandığın sütunların,
Sevda şehrin harabeye döner.
Yüreğin limanlarında
Ardı arkası kesilmeyen yıkımlarla
Taş üstünde taş bırakmazlar.



Gün gelir,
Kimsenin uğramadığı bir şehir olursun.



CANRÛBA📕



Ben sende tutsağım!
Atma beni vicdanının soğuk zindanlarına.
Gülümsemeni yanağına yasaklayan mı var?
Gül ey sevgili;
Gülmezsen;
Gömecekler yekün talihimi azaplara!







Görüş & Önerileriniz İçin Bize Ulaşın!
hanakcadag@gmail.com



Yorumlar